Tarih boyunca insanın duyularıyla algılayamadığı varlıkların mevcudiyeti meselesi gerek dini gerekse felsefî düşünce sistemlerinde sürekli olarak tartışılan önemli bir konu olmuştur. Gözlemlenememelerine rağmen bu varlıkların düşünce tarihinde geniş bir yer edinmesinin temel nedeni, hem ilahî kitaplarda onlara dair açık beyanların bulunması hem de farklı kültür ve inanç sistemlerinde bu tür varlıklara yönelik güçlü bir kabulün mevcut olmasıdır. Dolayısıyla insanlık tarihi boyunca metafizik alana ait varlıkların mevcudiyetine dair ortak bir kanaatin şekillendiği söylenebilir.
