COVID-19’UN TÜRKİYE’NİN İHRACATINA ETKİSİ

Covid-19 ilk olarak Çin’de ortaya çıktığında sadece Asya’da görülen bölgesel bir kriz olarak görüldü. Ancak içinde bulunduğumuz bu dönemde virüs global olarak ortak sorunumuz haline gelmiştir. Virüs epidemik olarak hızla yayılırken aynı zamanda ekonomik etkileri açısından da hızlı bir şekilde tüm dünyaya yayıldı. Virüsün en fazla etkili olduğu ilk 10 ülke aynı zamanda dünyanın en büyük 10 ekonomisi içerisindedir (İran ve Hindistan hariç). ABD, Çin, Japonya, Almanya, İngiltere, Fransa ve İtalya’nın Dünya Gayri safi hasılasının %60’na denk geldiğini göz önünde bulundurduğumuzda yaşanan bu olayın ekonomik etkilerinin ne derece büyük olacağını göstermektedir. Dünya daha önce en son böyle bir ekonomik krizi Lehman kardeşlerin çöküşünde 2008’de yaşamıştı. 2008-09 global krizi 2008’in 3.çeyreği ile 2009’un 2.çeyreği arasında meydana gelmiş ve 1929 dünya bunalımından bu yana dünya ticaretinde benzeri görülmemiş düşüş görülmüştür. 2008-09 krizi ile bugün yaşanan kriz arasındaki en önemli fark o krizin büyük ölçüde talep yönlü bir kriz olmasıdır. 2008-09 krizinde dünya ticaretindeki yavaşlama dünya büyüme hızındaki düşüşten daha hızlı gerçekleşmiştir (Baldwin, 2009). 2008 krizinde gördüğümüz gibi insanlardaki “bekle-gör” psikolojisi dayanıklı mallardaki talebi dayanıksız mallara olan talebe göre daha hızlı düşürecektir. Dünyadaki tedarik zincirinde meydana gelen yavaşlama veya durma da eklendiğinde imalat sanayinin çok daha fazla etkilenmesi muhtemeldir.

COVID-19’UN TÜRKİYE’NİN İHRACATINA ETKİSİ

  • SEMRA KARABAŞ
  • DR. METİN PİŞKİN
  • ISBN: 978-625-7562-44-7