MİTOLOJİDEN FELSEFEYE ANTİK YUNAN’DA RUH VE ÖLÜMSÜZLÜK

Ruh kavramı antik Yunan felsefesinde, özellikle Sokrates ve sonrasındaki filozofların düşüncelerinde merkezi bir yere sahiptir. Platon ve Aristoteles’in insan ruhunun mahiyetine ilişkin derin analizleri, kendilerinden sonra gelen filozoflar üzerinde büyük bir etki bırakmıştır. Felsefenin teolojiyle iç içe geçtiği Ortaçağ felsefesinde ruha ve ölümsüzlüğe ilişkin görüşler tek tanrılı dinlerin de etkisiyle çok daha dinsel bir karaktere bürünmüştür. Ancak Descartes’tan itibaren tarih sahnesine çıkan modern felsefe geleneği, ruh kavramını tedavülden kaldırmış, ruhun ölümsüzlüğü fikrini ise teolojikbağlamından çıkararak seküler bir biçime sokmuştur. Descartes ile birlikte insanın düşünen, algılayan, akıl yürüten, hisseden, hayal kuran yanını temsil eden kelime artık zihin olmuştur. Descartes zihni, ruh yerine, onun muadili veya eşanlamlısı olarak kullanmaz.