Giyim, insanlık tarihinin en eski pratiklerinden biri olmakla birlikte, çoğu zaman gündelik yaşamın sıradan bir parçası olarak değerlendirilmiştir. Oysa giysi, yalnızca bedeni örten bir nesne değil, insanın kendini ifade etme biçimlerinden biri; kültürel hafızanın taşıyıcısı; toplumsal yapıların, kimliklerin ve ritüellerin görünür yüzüdür. Giyim üzerine yapılan çalışmalar genellikle moda, tasarım, tekstil teknolojisi veya antropoloji alanlarında dağınık biçimde ele alınmış; felsefi, kültürel, sosyolojik ve ruhsal boyutların bütüncül bir çerçevede değerlendirilmesi şuana dek sınırlı kalmıştır. Bu kitap, tam da bu ihtiyaçtan hareketle hazırlanmış; giysiyi insan varoluşunun çok katmanlı bir bileşeni olarak kavramsallaştırmayı amaçlamıştır.
