Bu çalışma, Mezopotamya’nın kadim halklarından biri olan Keldanilerin, Osmanlı Devleti’nin siyasal ve toplumsal merkezlerinden biri olan İstanbul’daki varoluş süreçlerini; kimlik inşası, mekânın toplumsal üretimi ve eğitimin kurumsal rolü bağlamında ele almaktadır. İstanbul Keldanileri üzerine odaklanan bu araştırma, yalnızca tarihsel bir azınlık grubunun izini sürmeyi değil, aynı zamanda imparatorluk toplumundan ulus-devlet formuna geçiş sürecinde ortaya çıkan yeni toplumsal düzenekleri ve güç ilişkilerini tarih sosyolojisi perspektifinden çözümlemeyi amaçlamaktadır. Türkiye’de Keldaniler üzerine yürütülen akademik çalışmaların sayıca son derece sınırlı olması, bu topluluğun tarihsel deneyiminin uzun süre marjinalleştirilmiş ya da dolaylı kaynaklar üzerinden okunmuş olmasına yol açmıştır. Bu bağlamda çalışma, azınlık olgusunu sabit ve değişmez bir kimlik kategorisi olarak değil; siyasal, dinsel ve mekânsal bağlamlar içinde sürekli olarak yeniden üretilen tarihsel bir süreç olarak ele almaktadır. İstanbul, bu sürecin yalnızca bir arka planı değil; Keldani kimliğinin yeniden tanımlandığı, müzakere edildiği ve kurumsal biçimler kazandığı aktif bir toplumsal mekân olarak değerlendirilmiştir.
