TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ KAPSAMINDA ULUSLARARASI BELGE VE UYGULAMALARDA EŞİTLİK UNSURLARI VE DEĞERLENDİRİLMESİ

Kent doğal, kültürel ve sosyal çevrenin bütününden oluşan bir sistemdir. Bu sistem şehir planlama meslek alanının mevzuata dayalı yaptırımları ve ilkeleri ile şekillenmekte ve işlemektedir. Bir meslek alanı olmanın yanı sıra bir bilim alanı olarak şehir planlamanın asıl görevi geleceği ön görerek gelecek için kararlar almaktır. Bu nedenle kent, şehir planlama kapsamında yapılan planların sonuç ürünüdür. Dolayısıyla kente ilişkin saptanan her iyi sonuç ve/veya her sorun, kentle ilişkili bilim ve meslek alanları gibi şehir planlama meslek alanının işleyişiyle ilişkilidir. Dünyada bugün pek çok ülke, uluslararası kurum ve kanun kentlerin sorunlarını değerlendirmekte ve çözüm önerilerinde bulunmaktadır. Doğal ve yapılı çevre için üretilenlerin yanı sıra sosyal yapı ve toplumsallaşma sürecine ilişkin de çözüm önerileri geliştirilmektedir. Temelde sürdürülebilirlik kavramı ve uygulamalarına dayalı bu öneriler, özellikle kentte yaşayanların çevreyle (doğal ve kültürel) ilişkilerini insan hakları ve mekansal adalet üzerinden eşit ve adil olarak kurgulamak üzere uygulamaya geçirilmeye çalışılmaktadır. Bir başka deyişle, kentin herkes için olması amaçlanmaktadır. Birleşmiş Milletler (BM) üyesi ve Avrupa Birliği (AB) adayı olarak Türkiye’nin dünyada yaşanan gelişmeleri takip etmesi ve uygulamaya çalışması kaçınılmazdır.