Diş hekimliği eğitimi, son yirmi yıl içerisinde dijital teknolojilerin etkisiyle önemli bir dönüşüm sürecine girmiştir. Dijital radyografi, üç boyutlu görüntüleme, bilgisayar destekli tasarım ve üretim (CAD/CAM) sistemleri ve simülasyon temelli eğitim yaklaşımları, bu dönüşümün en görünür bileşenleri olmuştur. Ancak bu teknolojik ilerlemelerin ötesinde, günümüzde diş hekimliği eğitimini köklü biçimde yeniden şekillendirme potansiyeline sahip olan en güçlü itici unsur, hiç kuşkusuz yapay zekâdır. Yapay zekâ; yalnızca klinik karar destek sistemleri, otomatik tanı araçları veya tedavi planlama yazılımları ile sınırlı bir kavram değildir. Aynı zamanda öğrenme süreçlerini analiz edebilen, bireysel farklılıkları dikkate alarak eğitimi uyarlayabilen, geri bildirim mekanizmalarını otomatikleştiren ve eğitsel çıktıları nesnel biçimde değerlendirebilen bütüncül bir eğitim teknolojisi yaklaşımını temsil etmektedir. Bu yönüyle yapay zekâ, diş hekimliği eğitiminde hem öğretim yöntemlerini hem de değerlendirme anlayışını yeniden tanımlamaktadır.
